Rukye ile Tedavi

Halk arasında dua ile tedavi olma biçiminde bilinen rukye ile tedavi, bir işin olması için olağanüstü güce başvurmak manasına gelir. Gerçekte pek çok psikolojik rahatsızlıklarda etkilidir (can sıkıntısı, bunalım,baş ağrısı, yalnızlık ve hüzün hali v.B.).Hatta abartı sayılmazsa sara, cinnet, ağrı ve acılar, fiziki rahatsızlıklarda etkili olduğu söylenebilir. Cin ve Şeytan’ın neden olduğu rahatsızlıkların tedavisi rukye ile yapılır.

Osmanlıcada rukye kullanımı “Afsun” ve “Efsun” biçiminde ifade edilmiştir. Afsun, büyü ve sihir anlamında kullanılmıştır. Efsun ise rukye anlamında kabul edilmiştir.

RUKYE NASIL YAPILIR
Peygamber Efendimizin (S.A.V.) pek çok hadisinde rukye ile tedavi hakkında bilgiler vardır. Bazılarında rukye yasaklanırken bazılarına izin verilmiş hatta yapılması ısrarla öneri edilmiştir.

Temel olarak şirk ve küfre girenler yasaklanmış diğerleri serbest bırakılmıştır. Peygamberimiz (S.A.V.) akrep, yılan, zehirli hayvan sokmalarına, nazara, meyve kurduna, cinlere, ateşli hastalıklara rukye yapılmasına izin vermiştir. Ayrıca büyü yolu ile idrar yolu bağlamanın Rukye ile tedavisine izin verilmiştir.

Rukye, direk olarak okunarak yapılabileceği gibi ağrıyan yere sağ elin konulmasıyla de yapılabilir. En uygun olanı kişinin kendi elini ağrıyan yere koyarak okumasıdır. Hz. Peygamber (S.A.V.) vücudunda ağrı olan bir kişiye:

“Elini ağrıyan yerin üzerine koy ve 3 kere:”Bismillah” dedikten sonra 7 kere “Eûzu biizzetillahi ve kudretihi min şerri mâ ecidu ve uhâziru” (Bedenimde çekmekte olduğum şu hastalığın şerrinden Allah’ın izzet ve kudretine sığınıyorum) demesini öneri etmiş ve kişi şifa bulmuştur.

Rukye için yapılan dua ve zikirlerde belirli bir rakam tutturma, isim ve sıfatları tekrarlamak gerekir. Elbette bu oldukça önemlidir ve bir mantığı vardır. Her dua ya da ayetin belirli sayılarla okunması şifa veriyor. Peygamberimiz Hz.Aişe validemize yatağa girdiği zaman 1 Fatiha, 3 İhlâs, 3 Felâk ve 3 Nâs okuyup, avucuna üflemeyi ve tüm vücuduna sürüp uyumayı böylece o gece cin ve şeytanın şerrinden korunacağını söylemiştir.

Bazılarına göre, bu rakamlar bir anlam çağrıştırmayabilir, ancak hepsi manevi bir terkibin gereği olarak bilinçli bir biçimde tespit edilmiştir. 1 Hidrojenle 1 Oksijeni reaksiyona sokarsanız su elde edemezsiniz. Bilemiyoruz elbette ama belirli miktarda yapılan ibadet ve zikirler öbür alemde nasıl bir şekle dönüşüyor, soyutluktan çıkıp somutlaşıyor.

Sonuç olarak; belirli sayılarda tespit edilen rakamların yalnızca Havâss İlminde değil, hayatın her yerinde olduğunu söyleyebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Medyum